nedir?

Blog kavramını tam kavrayamamış, aklına ne gelirse yazan, teknoloji,internet,oyun gibi konularla bilhassa ilgilenen bendeniz tarafından tutulan bir günlüktür, webzinedir.
a

Gerçek bir oylama

Biraz daha farklı şeylerden yazmayı planlayarak başladığım bu blog’da, farkettiğiniz üzere sinema yazıları ağırlık kazandı.
Bunun nedeni açık, benim hayatımda da sinema ağırlık kazandı. Zorlu bir senenin başladığını hissedip sinemaya sarıldım adeta. Ancak internet/sinema kesişiminde bazı problemler görüyorum, paylaşayım hemen.

Beni rahatsız eden en büyük şey, filmlerin oylama sistemi. Sizi bilmem ama ben sinema.com, sinemalar.com, beyazperde gibi, sinemaya gideceklerin ilk durağı olan yerlerde filmlerin yanında duran puanlamalara büyük önem veriyorum ister istemez. Bunlar büyük bir önyargı oluşturuyor. Halbuki verilen oylar o kadar anlamsızca veriliyor ki.
“Bence güzel bir film olacak”, “Fragman kötü, film de kötüdür” düşünceleriyle verilen oylar nedeniyle şu an oylama sistemi felç diyebilirim.

Peki ne yapılabilir? Örneğin sadece biletle veya DVD ile beraber verilecek bir şifre ile oy kullanılabilen bir yer olsa veya herhangi bir şekilede kısıtlansa oy verme? Biraz Web 2.0 konseptine ters düşecek ve gerçekleştirilemeyecek bir proje gibi dursa da benim böyle bir siteye ihtiyacım var.

Bahsedeceğim diğer şey ise biraz daha genel. Sizi bilmem ama ben filme gitmeden önce, filmle ilgili minimum şey öğrenerek gidiyorum. Genellikle sadece fragmanı izleyip gidiyorum/izliyorum. Filmle ilgili fazla detaylı bilgi beni rahatsız ediyor. Sanırım 2-3 yıldır hiç bir filmin konusunu okumadım izlemeden önce. Gerçi büyük bir hevesle yazdığım bu son paragraf bir problem değilmiş, sadece benim düşüncemmiş, yazınca farkettim, afedersiniz :)

Son olarak şunu diyebilirim ki, Güneşin Oğlu‘nu izleyin.

Yeter facebook

http://hakanka.googlepages.com/facebook.png
2007′nin sonlarında tanıtılan Facebook Social Advertising hizmetini ilk defa bugün deneme fırsatı buldum. Google Adwords‘ün benim için hiç bir anlamının kalmaması bunda büyük bir etken. Social Advertising reklamveren açısından mükemmel bir şey. Karşınızda her yaptığı kaydedilen ve tüm hayatları kategorilere ayrılmış milyonlarca insanlık bir kitle var.

Yayınlayacağınız reklamın hedef kitlesini “40 yaş üstü üniversite mezunu bayanlar”, “25 yaş altı lisede okuyan erkekler” gibi inanılmaz etkili bir şekilde seçebiliyorsunuz.

Pratikte henüz deneme fırsatım olmadı hizmeti, yayınlamaya çalıştığım reklam 3 saattir hala “Your ad is awaiting approval.” durumunda.

Biraz geç kalmam nedeniyle, 50şer dolarlık kuponları, ve visa’nın 100 dolarlık hediyesini malesef kaçırdım; ama olsun yine de adwords tekelinden kurtulmuş oldum. Zaten Türkçe sitelerde adwords’ü uzun zamandır verimli ve etkili bir şekilde kullanamıyordum.

Tabi bu işin bir de kullanıcı tarafı var, bir çok insan profillerinin sürekli reklamlarla doldurulmasından şimdiden rahatsız olmuş. Reklam yapayım derken, kullanıcının da tepkisini çekip markadan soğutmamak lazım.

Eğer bu işten verimli bir sonuç alabilirsem, adwords’ün yüzüne uzun süre bakmam herhalde…

not: Bu arada Facebook Türkçe dil seçeneğini yayına sokmasının ardından, yine bir medya atağına başlamış gibi gözüküyor. Evlenme meraklısı ülkemizin güzide ulusal medyasının her köşesinde “Facebook ile evlendiler” haberleri çıkıyor. İşi abartıp gazeteye manşet atanlar bile var, düşünün artık.

Müstehcen

http://hakanka.googlepages.com/mustehcen.pngDünya’da ve Türkiye‘de çeşitli haberlere konu olan “Site kapatma eylemi“nin ilk ayağının sona ermesine 1 gün kala, Telekominikasyon İletişim Başkanlığı’nın sitesini detaylı inceleme fırsatı buldum ve dikkatimi bir şey çekti. Sitede bir ihbar formu bulunmakta, buradan “İntihara Yönlendirme, Çocukların Cinsel İstismarı, Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma, Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temini, Müstehcenlik, Fuhuş, Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkân Sağlama” eylemlerini yapan siteleri şikayet edebilmektesiniz.

Yapılan ihbarlar resmi olarak nitelendiriliyor ve değerlendiriliyor mu bilmiyorum; ancak öyleyse dikkate almak zorundalar. Hele isim belirterek ihbar yaparsanız…

Ben de bu ihbar formundan, vidivodo, izlesene gibi içinde “sıcak, erotik” gibi bölümler barındıran Türk web sitelerini “Müstehcen” yayın yaptıkları için ad, soyad, telefon belirterek ihbar ettim. Madem yasaları uyguluyoruz diye sansür uyguluyorlar, o zaman tam uygulasınlar! Bakalım ne olacak?

Şikayeti dikkate alırlar mı, yoksa aile filtresi var diye bi kenara mı atarlar mı bilemiyorum. Sansürsüz günler…

Twitter istiyorum

http://hakanka.googlepages.com/twitter.pngÖzellikle son 1-2 haftadır twitter kullanmaya başlamak için resmen çırpınıyorum; ancak siz de iyi bilirsiniz ki twitter,friendfeed,facebook gibi sosyal oluşumlar -adı üstünde- tek başına veya 3-4 kişiyle pek keyif vermiyor. Etrafımdaki herkesi kandırıp bu tip yollara sokmaya çalışıyorum; ancak nedense bu twitter‘a kimse pek yanaşmıyor. Herhalde sonunda tek başıma ne yapıp, ne ettiğimi yazıp duracağım twitter’da. Yazıp yazıp kendim okurum artık.